Honda'nın ASİMO'su ile 2000 senesinde tanıştık, insan gibi yürüyen bir robottu. Zaman zaman yazılarımda Terminatör'e gönderme yaparım. Asimo, benim için Robocop'un, Terminatör'ün sinema perdesinden çıkarak gerçek dünyada ilk kez hayat bulmuş haliydi.
Asimo
2010 senesinde ise, henüz Boston Dynamics'in efsane robotu Atlas'ı sahneye çıkmadan 3 sene önce (Tamam Boston Dynamics'in gelişmiş bir Petman'ı vardı) Sabancı Üniversitesi laboratuvarlarından gelen videolarda izlediğimiz SURALP ile gurur duyuyorduk. SURALP, Türkiye'nin ilk tam boy insansı robotu olarak dengede duruyor, adım atıyor ve nesneleri kavrıyordu.
2008'de Sabancı University Robot Research Laboratory Platform (SURALP)
Bugün Atlas, şantiyelerde ağır yük taşıyıp parkur yaparken; SURALP, bir akademik başarı hikayesi ve müze parçası olarak hafızalarda kaldı. Neden?
Sorun teknoloji miydi? Kesinlikle hayır. Sorun, Türkiye'nin derin teknoloji inşa etme sistemindeki tasarım hatasıydı. Gelin, mühendislik harikası bir projenin neden bir endüstriyel devrime dönüşemediğinin kısa bir otopsisini birlikte yapalım.